Hadsiz bildirinin ardından... 'Soru ve cevaplarla amiral bildirisi'

    Hürriyet yazarı Ahmet Hakan, bugünkü yazısında soru ve cevaplarla amiral bildirisini değerlendirdi. Ahmet Hakan'ın bugünkü köşe yazısından ilgili bölüm şöyle:  SORU: Ne yani? Emekli amiraller mi darbe yapacak? - CEVAP: Bizim kısa tarihimiz, “Yüce Türk Milletine” diye ba?.

    Hadsiz bildirinin ardından... 'Soru ve cevaplarla amiral bildirisi'
    07 Nisan 2021 - 22:44 - Güncelleme: 08 Nisan 2021 - 09:47
    Reklam

    Hürriyet yazarı Ahmet Hakan, bugünkü yazısında soru ve cevaplarla amiral bildirisini değerlendirdi.

    Ahmet Hakan'ın bugünkü köşe yazısından ilgili bölüm şöyle: 

    SORU: Ne yani? Emekli amiraller mi darbe yapacak?

    - CEVAP: Bizim kısa tarihimiz, “Yüce Türk Milletine” diye başlayan darbe bildirileriyle dopdoludur. Bu yüzden “Yüce Türk Milletine” diye başlayan bir bildiri gördük mü işkilleniyoruz. Hele bildirinin altında “Amiral” imzası görünce daha da işkilleniyoruz. Hele bildiri, gece yarısı gelince... Büsbütün işkilleniyoruz. Şimdi ben soruyorum: İşkillenmeyelim de ne yapalım?

    AHMET HAKAN ARAYA GİTMEK ZORUNDA KALDI

    - SORU: Bildiri yayınlamak suç mu?

    - CEVAP: Elbette suç değil. Geçen hafta emekli büyükelçiler, benzer içerikte bir bildiri yayınladılar. Kim çıkıp “Bunlar darbeci” dedi? Bu arada eski milletvekilleri de yine benzer içerikte bir bildiri yayınladılar. “Darbe” diyen çıktı mı? Demek ki burada başka bir şey var.

    *

    - SORU: Burada ne var? Emekli amiral, görüş açıklayamaz mı?

    - CEVAP: Tabii ki açıklar. Açıklıyorlar da zaten. Televizyonlara çıkıyorlar. Kişisel yaklaşımlarını ortaya koyuyorlar. Sosyal medyada yazıp çiziyorlar. Kimse de onlara bir şey demiyor. Ama siz “Aramıza hiçbir alt rütbeli girmesin, biz amiraller olarak şöyle bir posta koyalım” derseniz, tehditkâr ifadelerle dolu bir bildiriyi gece yarısı gündeme düşürürseniz... Her demokratik ülkede “Ne oluyor yahu” diye sorulur. En azından “Bunlar, bir iklim mi yaratmak istiyor? Bu işin arkasında ne var?” denir.

    *

    - SORU: Soruşturma açmak da neyin nesi? Hani düşünce özgürlüğü?

    - CEVAP: Açılan soruşturma, demokrasinin kendini korumasıdır. Muvazzaflarla ilişkileri var mı bu amirallerin? Örgütsel bir çalışma mı yapıyorlar? Antidemokratik bir iklim mi yaratmak istiyorlar? Bu soruların peşinden gidilir. Daha birkaç yıl önce askeri bir kalkışmayı bertaraf etmiş bir ülkede bu soruşturmayı yürütmek kaçınılmazdır.

    *

    - SORU: Bu bir suni gündem değil mi?

    - CEVAP: Kusura bakmayın ama bunu bana değil de amirallere soracaksınız. Eğer bu bir suni gündem ise... O suni gündemi yaratanlar, amirallerin ta kendisidir.

    *

    - SORU: Ne yani? Bir köpürtme yok mu?

    - CEVAP: Köpürtülecek malzemeyi verirsen... Köpürtürler. Hem verilen o köpürtme malzemesine sımsıkı sahip çıkıyorsun hem de “Köpürtüyorlar” diye ağlaşıyorsun. Bak işte bu olmaz.

    *

    - SORU: Ayasofya İmamı, her konuda görüş açıklıyor da, emekli amiral kendi konusunda görüş açıklamayacak mı?

    - CEVAP: Ayasofya İmamı, bir birey... Buna rağmen her konuda görüş açıklaması ve ahkâm kesmesi, AK Parti içinden bile tepki alıyor. Emekli amiraller de örgütlü olarak değil de bireysel olarak sosyal medyadan görüşlerini açıklasaydılar, Ayasofya İmamı kadar bile tepki almazlardı.

    BİLMEDEN ANLAMADAN MONTRÖ DE MONTRÖ
     

    DÜN yazdım. Bir daha yazıyorum:

    *

    Montrö tartışması, TBMM Başkanı Mustafa Şentop ’un sözlerinden çıkmıştı.

    *

    İşte bütün gürültü ve patırtının kaynağı olan o sözler:

    *

    “Teknik olarak olabilir. Mümkündür ama muhtemel değildir. Marmara Denizi ’nden ayran yapabilmek mümkün müdür? Yeterli yoğurt bulursanız mümkün olabilir. Ama muhtemel değildir”.

    *

    Elinizi vicdanınıza koyun da söyleyin yahu!

    Bu sözlerden...

    “Montrö kaldırılsın” sonucu çıkar mı? “Montrö ’yü tartışalım” sonucu çıkar mı? “Montrö feshedilecek” sonucu çıkar mı?

    *

    Ne yani? Bizim bildirici amirallerimizin, Marmara Denizi ’nden ayran yapılacağına akılları kesiyor mu? O çok övündüğümüz kurmay zekâsı bu mu?

    KILIÇDAROĞLU İLE AKŞENER ARASINDAKİ BİLDİRİ FARKI
     

    İYİ Parti Lideri Meral Akşener, “altın” kelimeyi buldu:

    *

    “ZEVZEKLİK”

    *

    CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu ise buram buram eski Türkiye ’yi çağrıştıran ifadeye sarıldı:

    *

    “SUNİ GÜNDEM”

    *

    Bu iki yaklaşım biçiminden yola çıkarak...
     

    İkisi arasındaki farkları şöyle özetleyebilirim:

    *

    - Akşener olayı kavramış... Kılıçdaroğlu her zamanki gibi.

    *

    - Akşener siyasetten çakıyor. Kılıçdaroğlu her zamanki gibi.

    *

    - Akşener yeni bir şey söyleme çabasında. Kılıçdaroğlu her zamanki gibi.

    *

    - Akşener bu olayın nereye gideceğinin farkında. Kılıçdaroğlu her zamanki gibi.

    *

    - Akşener farklı duruş sergileme çabasında. Kılıçdaroğlu her zamanki gibi.

    *

    - Akşener taban genişletme kaygısında. Kılıçdaroğlu her zamanki gibi.

    AYKUT ERDOĞDU KENDİSİNE ÇALIŞIYOR
     

    CHP ’li Aykut Erdoğdu zehir zemberek.

    Bir YouTube kanalına çıkmış, hıncını, kinini konuşturuyor.

    *

    - Amiral bildirisine tam destek veriyor.

    - Hükümete vatan haini diyor.

    - “Bunları canlı yayında yargılayacağız” diyor.

    - “Yargılamaları her dilden TRT ’de yayınlayacağız” diyor.

    Kükrüyor yani.

    *

    Sertlik yanlısı CHP ’lilerden, iflah olmaz AK Parti karşıtlarından falan...

    Alkış üstüne alkış alıyor. “Yiğit adam” diye pohpohlanıyor. “Hah! Şöyle konuşun” diye teşvik ediliyor. “Aslansın” deniyor. “Kaplansın” deniyor.

    *

    Kısacası...

    Sertlik yanlısı CHP ’lilerin yürekleri soğumuş oluyor.

    *

    İyi ama bu yürek soğutması, siyaseten CHP ’ye ne kazandırır?

    Hiçbir şey!

    Şu anki potansiyelini milim ileriye götürmez bu yürek soğutması.

    *

    Peki Aykut Erdoğdu ’ya ne kazandırır?

    Çok şey!

    - Tabanda yerini sağlamlaştırır.

    - Önseçimde avantaj sağlar.

    - Sertlik yanlılarının gözdesi olur.

    *

    Bu sadece CHP ’ye ve Aykut Erdoğdu ’ya özgü bir durum da değildir.

    Her partide durum aynıdır.

    *

    Eğer herhangi bir siyasi partide, sertlik bekleyen partililerin yüreklerini soğutmaya çalışan birini görürseniz...

    Deyin ki:

    Bu şahıs, partisine çalışmıyor.

    Kendisine çalışıyor.

    KAYNAK: HÜRRİYET

     

    Bu haber sizlere www.haberfull.com farkıyla sunulmuştur. Haberfull Dolu Dolu Haber...

     

    Kaynak: https://www.haber7.com/siyaset/haber/3085367-hadsiz-bildirinin-ardindan-soru-ve-cevaplarla-amiral-bildirisi

     


    FACEBOOK YORUMLAR

    YORUMLAR

    • 0 Yorum